oZGeNc님의 프로필Erkek Dışında Hiç Bir Şe...사진블로그리스트기타 도구 도움말

Erkek Dışında Hiç Bir Şey Güzel Degildir Ama Bütün Her Şeyden Güzel Olan Kadındır

사진(1/11)
5월 6일

 

 

 

 

   

GaZiAnTeP'in ilk ve tek spaces'ine burdan!

 

www.ozgenclergrubu2.tr.cx

 

 

  

 

  "Dogruların Gözle Görülmeyen Orduları vardır"

***BeYaZ_SeYTaN***

                                

"AFFETMEK BÜYÜKLÜK UNUTMAK ALÇAKLIKTIR"

***BeYaZ_SeYTaN***

 

 Kral Olsan Tacın Gider Padişah Olsan Tahtın Gider Ben Ne Kralım Ne De Padişah Bende Sıradan Bir İnsanım... 

***BeYaZ_SeYTaN***

                      
                   
 
 
''HAYATA KORKUSUZCA BAKANLAR ÖLMEKTEN
KORKMAZLAR''
***BeYaZ_SeYTaN***
 

 

 

        

 ...:::SERSERİDEN MEKTUP SİZE:::...

  Serseri diyorlar bana,bir elimde tesbih bir elimde sigara,meyhaneler evim,gece gündüz içerim,bana bir adım gelene ben bin adım giderim,sanmayınki serseriler aglamaz,serseri aglarsa kimse susturamaz,inan ki SOSYETE KIZI, her insan serseri olamaz!!!!

 

 
 
 

                                      

 

....

 

 

    RÜZGAR GÜNÜ
 
 
    Elbet rüzgar ve deniz,taşır emanetlerini.
    Bekle,gün gelir güneşim bulacaktır seni.
    Akşamları balkona çık gözlerini kapat....
    Rüzgarım,benim yerime öpecektir seni
 
 
 

      VE ASLA PES ETMEYECEGİM

 

     Her zaman tek bir şey istedim

    Ama ona layik olamadım

    Bir şeyi yanlis yaptım

    Neyi? Anlayamadım

 

                   Aylar yılları buldu

                   Artıık kalbim yoruldu

                   Gözlerim doldu

                   Yaşamak ise haram oldu

 

    Şimdi ama karar verdim

    Müzadele verecegim

    Kararsam olmiyacagim

    Ve asla pes etmeyecegim

 

              ...:::DİLENCİ:::...

 

    En yakın deniz kenarına atıyorum kendimi

    Her dalga halime üzgün.

    Her dudakta bana tebessüm.

    Ne vardı diyorum ne vardı

    Şu kaldırımda resmin olsaydı.

    Egilip öperken beni

    Görenler,varsın dileniyorum sansaydı....

 

              SENİ SEVMEK

 

  Umutsuzlugumu evde unuttum bu sabah,

  Geri dönmeye karamsarlık kalmamıştı hiç cebimde

  Nedense çok güzel göründü her şey gözüme:

  Agaçlar hiç bu kadar yeşil olmamıştı,

  Doğa da bir o kadar neşeli.....

  Seni görmüştüm çünkü o gün:

  Nasıl mutlu olamazdım ki?

  Seni sevmek ne kadar güzel.

  Belki bir şiir kadar özel,

  Belki bir şiir kadar genel,

  Ama şunu biliyorum ki:

  Seni sevmek güzel.....

 

 

  

SEN SORDUN BEN CEVAPLADIM

 

Sen bana sordun bana ilgi duyuyormusun diye Ben hayir dedim,

Sen bana sordun senin kalbindemiyim diye Ben hayır dedim,

Sen bana sordun gidersem aglarmısın diye Ben gene hayır dedim,

Sen gidiyordun kolundan tuttum ve sana dedim ki:

Seninle ilgilenmiyorum ''SENİ SEVİYORUM'' Sen güzel degilsin SaHaNeSIN

Sen kalbimde degil '' KaLBiMSiN'' Eger ki sen gidersen aglamam '' ÖLÜRÜM''

     

 SENİ SEVİYORUM

 SevGiNi KaLBiMDe HiSSeTMeK

 ELLeRiNi TuTMaK İsTiYoRuM

 NeDeN Ve NiCiN DeMeDeN

 IsMiNi HaYKiRMaK İsTiYoRuM

 SeNiNLe YaSaMaK İsTiYoRuM

 En GüZeL DuGuLaRi

 Ve SoNSuZa DeK Bu HaYaTi

 ICiMDeKi Bu BoSLuGu

 YaLNiZ SeNiNLe TaMaMLaMaK İsTiYoRum

 OLuR OLMaZ DiYe DüSüNMeDeN

 ReSMiNi DeGiL,SeNi ÖpMeK İsTiYoRuM

 UyUMaDaN ÖnCe HeR GeCe...

 MüMKüN OLMaYaCaGiNi BiLe BiLe...!

 

           gerÇek AŞK:.

 

Motorsiklet sevdası bir tutkudur arkadaşlar ama

Gerçek Sevgi bir insanın bir insana hissettiği duygudur..
İşte örnek iyi okuyun ve Gerçek Sevginin anLamı nedir¿ anLayaLım....
 
                  
 
Bir kız ve bir delikanlı, bir motosikletin üzerinde 180 Km
hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor;
Kız : Lütfen yavaşla, ben korkuyorum
Delikanlı : Hayır, bak ne kadar eğlenceli
Kız : Lütfen, lütfen, çok korkuyorum
Delikanlı : Peki, beni sevdiğini söyle
Kız : Seni çok seviyorum, lütfen yavaşla
Delikanlı : Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız delikanlıya sıkıca sarılır
Delikanlı : Şapkamı alıp, kendine takar mısın? Başımı çok
sıktı..
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
Motorsiklet Kazası;
Motorsiklet, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı.
Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.
Gerçek ise şöyleydi;
Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama
bunu kıza belli etmek istememişti.
Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş ve
kendisine son defa sarılmasını istemişti.
Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve
hayatta kalmasını sağlamıştı.
İşte "GERÇEK AŞKIN" anlamı da buydu...
 

            
 
 
SENİ SEVİYORUM HER DİLDE

 

        

 English - I love you

 Afrikaans - Ek het jou lief

 Albanian - Te dua

 Arabic - Ana behibak (to male)

 Arabic - Ana behibek (to female)

 Armenian - Yes kez sirumen

 Bambara - M'bi fe

 Bangla - Aamee tuma ke bhalo aashi

 Belarusian - Ya tabe kahayu

 Bisaya - Nahigugma ako kanimo

 Bulgarian - Obicham te

 

 Cambodian - Soro lahn nhee ah

 Cantonese Chinese - Ngo oiy ney a

 Catalan - T'estimo

 Cheyenne - Ne mohotatse

 Chichewa - Ndimakukonda

 Corsican - Ti tengu caru (to male)

 Creol - Mi aime jou

 Croatian - Volim te

 Czech - Miluji te

 Danish - Jeg Elsker Dig

 

 Dutch - Ik hou van jou

 Esperanto - Mi amas vin

 Estonian - Ma armastan sind

 Ethiopian - Afgreki'

 Faroese - Eg elski teg

 Farsi - Doset daram

 Filipino - Mahal kita

 Finnish - Mina rakastan sinua

 

 French - Je t'aime, Je t'adore

 Frisian - Ik hâld fan dy

 Gaelic - Ta gra agam ort

 Georgian - Mikvarhar

 German - Ich liebe dich

 Greek - S'agapo

 Gujarati - Hoo thunay prem karoo choo

 Hiligaynon - Palangga ko ikaw

 Hawaiian - Aloha Au Ia`oe

 Hebrew - Ani ohev otah (to female)

 

 Hebrew - Ani ohev et otha (to male)

 Hiligaynon - Guina higugma ko ikaw

 Hindi - Hum Tumhe Pyar Karte hae

 Hmong - Kuv hlub koj

 Hopi - Nu' umi unangwa'ta

 Hungarian - Szeretlek

 Icelandic - Eg elska tig

 Ilonggo - Palangga ko ikaw

 Indonesian - Saya cinta padamu

 Inuit - Negligevapse

 

 Irish - Taim i' ngra leat

 Italian - Ti amo

 Japanese - Aishiteru

 Kannada - Naanu ninna preetisuttene

 Kapampangan - Kaluguran daka

 Kiswahili - Nakupenda

 Konkani - Tu magel moga cho

 Korean - Sarang Heyo

 Latin - Te amo

 

 Latvian - Es tevi miilu

 Lebanese - Bahibak

 Lithuanian - Tave myliu

 Malay - Saya cintakan mu / Aku cinta padamu

 Malayalam - Njan Ninne Premikunnu Mandarin

 Chinese - Wo ai ni

 Marathi - Me tula prem karto

 Mohawk - Kanbhik

 Moroccan - Ana moajaba bik

 Nahuatl - Ni mits neki

 

 Navaho - Ayor anosh'ni

 Norwegian - Jeg Elsker Deg

 Pandacan - Syota na kita!!

 Pangasinan - Inaru Taka

 Papiamento - Mi ta stimabo

 Persian - Doo-set daaram

 *** Latin - Iay ovlay ouyay

 Polish - Kocham Ciebie

 Portuguese - Eu te amo

 Romanian - Te iubesc

 

 Russian - Ya tebya liubliu

 Scot Gaelic - Tha gra\dh agam ort

 Serbian - Volim te

 Setswana - Ke a go rata

 Sindhi - Maa tokhe pyar kendo ahyan

 Sioux - Techihhila

 Slovak - Lu`bim ta

 Slovenian - Ljubim te

 Spanish - Te quiero / Te amo

 Swahili - Ninapenda wewe

 

 Swedish - Jag alskar dig

 Swiss-German - Ich lieb Di

 Tagalog - Mahal kita

 Taiwanese - Wa ga ei li

 Tahitian - Ua Here Vau Ia Oe

 Tamil - Nan unnai kathalikaraen

 Telugu - Nenu ninnu premistunnanu

 Thai - Chan rak khun (to male)

 Thai - Phom rak khun (to female)

 Turkish - Seni Seviyorum

 Ukrainian - Ya tebe kahayu

 Urdu - mai aap say pyaar karta hoo (the best way )

 Vietnamese - Anh ye^u em (to female)

 Vietnamese - Em ye^u anh (to male)

 Welsh - 'Rwy'n dy garu di

 Yiddish - Ikh hob dikh

 Yoruba - Mo ni fe

 

       

    ...:::KÜSTÜM:::...

 

Güneş ısıtıyordu içimizi,

Birliikte yapıyorduk çişimizi,

Limon kamaştırıyordu dişimizi,

Sen gittin ya ben sana küstüm... 

Duvarlarasinmişti kokun,

Badana yaptıramadım yarim.

Klozetteydi hala bokun,

Elim bir türlü sifona gitmedi

Gel de gögüs kıllarıma dokun,

Sen gittin ya ben sana küstüm...

Gül dökerdim yollarına,

Epilasyon yapardım kollarına,

Selam söyle amcaogullarına,

Sen gittin ya ben sana küstüm...

Senden vazgeçemem dedim anlamadın

Sen benim için,''evde donla gezmek'' gibi bir şeydin.

Gülüm, son dakika golüm,

N'olur biraz volüm volüm,

Beni ancak ölüm anlar ölüm,

Sen gittin ya ben sana küstüm...

Hadi gel gene yap kaprisini,

Sana bağışlasın babam kurban derisini,

Googl'da arsan bulamazsın ben gibisini,

Sen gittin ya ben sana küstüm...

Daha seninle konuşmam,

Etegine, g-stringine bile karışmam,

500 kontör harcasanda barışmam

Sen gittin ya ben sana küstüm...

Hani burnunla oynardın ya o pembe gecelerde,

Sümüğünü çıkarır da, çaktırmadan koltugun altına silerdin.

Sonra o ellerinle beni okşardın,

İşte ben onları düşünerek sümkürüyorum yorganın altında,

Sümkürdügün selpakları atmadım,

Hepsini sakladım, kokladım,

Atmak istedim ama atamadımmmmmmmm!

Yalvarıyorum rabbime,

Beni bir kere çaldır diye,

Ama sen kapsama alanımın bile dışındasın vefasız,

Kontörün var biliyorum elleri çaldırıyosun ulan.

                                Sen...

Bir GPRS uyumlu, kameralı, hafif cep telefonuna beni satan sen...

                                Sen....

Kredi kartımın limiti yetersizdiye hayıflanan sen...

                                Sen.... 

Akbil dolduruyorum diye benden iğrenen sen ulan...

                                Sen...

Sen gittin ya ben sana küstüm... 

 

Küstüm,küstüm,küstüm..

 

Şiir'i okuyanlar birde seslisini dinlesinler tavsiye ediyorum seslisi

daha süper..

http://www.limk.com/golimk.php?lid=93980.

 

                                               öZGeNÇ_MiRaÇ 

HiKaYeLeRiM

 

ARKADAŞ KALALIM :)

 ESKİ SEVGİLİDEN ARKADAŞ OLUR MU?

 "Arkadaş kalalım..." sözü, her ayrılık konuşmasının bir numaralı süsüdür. Üstelik insanlar bunu yetişkin olmakla, olgun olmakla da özdeşleştirir oldu. Bana sorarsanız kazın ayağı öyle değil. Eski sevgilinizi hayatınızdan çıkarmadan normal bir yaşam sürdüremezsiniz. İki dakika delikanlı olmak lazım hayatta. Her ne kadar herkesin, özellikle de "ayrılalım" diyenlerin ortak dileği olsa da, ayrılıklar genellikle pek eğlenceli şeyler değildir ve çoğu zaman kanlı geçer. Köprüler atılır, cephanelikler uçurulur, eşyalar kolilere doldurulur, mektuplar kuryeyle geri yollanır v.s. Elimizde genellikle bir kalp kıran, bir de kalbi kırılan vardır. Kalp kıran taraf, uzun zamandır ağzından çıkarmaya çalıştığı bakladan kurtulmanın sevinciyle alemlere tsunami (dev dalgalar) gibi akarken, kalbi kırılan ise haftalar, aylar boyunca acılara boğulur, arkadaşlarının beynini ütüler, ailesiyle yaşıyorsa aile fertlerinin sinir sistemlerini zedeler. Birlikte bir sürü güzel şey paylaştığınız biriyle ayrılmak çok zor iştir nitekim. Bu arada ayrılık konuşmalarının hemen hemen tamamında "hayatından çıkmak istemiyorum", "arkadaş kalabilir miyiz", "sen mükemmel bir insansın, seni kaybetmek istemem" gibi dünya populasyonunun hemen hemen tamamı tarafından kullanılmaktan aşınmış laflar sarf edilir. Bunlar bazen karşındaki kendini iyi hissetsin diye başvurulan titrek iyi niyet sözleri, bazen son derece içten gelen birer dilek, bazen de terk edilen kişinin sağladığı her türlü avantajdan bir şekilde faydalanmaya devam etmek için sapılmış yan yollardır. Ama gerçekte insan eski sevgilisiyle arkadaş kalamaz. Tabii ki istisnalar vardır ama bunlar adı üzerinde birer istisnadır ve herkesin bildiği gibi istisnalar kaideleri bozmaz...

 

  AŞK CESARET İSTER

  Daha henüz 18 yaşındaydı, ama hayatının sonundaydı. Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı. Kahır içinde eve kapamıştı kendini.. Sokağa çıkmıyordu. Annesi.. Bir de kendisi.. O kadardı bütün hayatı.. Bir gün fena halde sıkıldı, dayanamadı, attı kendini sokağa.. Bir yığın vitrinin önünden geçti.. Tam bir CD satan dükkanı da geride bırakmıştı ki, bir an durdu. Geri döndü, kapıdan içeri, gözüne hayal meyal takılan genç kıza bir daha baktı. Kendi yaşlarında harika bir genç kızdı tezgahtar.. Hani ilk bakışta aşk derler ya, öyle takılıp kalmıştı işte.. İçeri girdi.. Kız gülümseyerek koştu ona.. "Size nasıl yardım edebilirim" diye.. Nasıl bir gülümsemeydi o.. Hemen oracıkta sarılıp öpmek istedi kızı.. Kekeledi, geveledi, sonra "Evet" diyebildi.. Rastgele bir plağı işaret ederek.. "Evet.. Şu CD'yi bana sarar mısınız?.." Kız CD'yi aldı, içeri gitti. Az sonra paket edilmiş geri geldi. Aldı paketi, çıktı dükkandan, evine döndü, açmadan dolabına attı..Ertesi sabah gene gitti ayni dükkana.. Gene bir CD gösterdi kıza, sardırdı, aldı eve getirdi, attı paketi dolaba, gene açmadan.. Günler hep alınıp sardırılan CD'lerle geçti.. Kıza açılmaya bir türlü cesaret edemiyordu. Annesine açıldı sonunda.. Annesi "Git konuş oğlum, ne var bunda" dedi.. Ertesi sabah bütün cesaretini topladı. Erkenden dükkana gitti. Bir CD seçti. Kız gülerek aldı plağı. Arkaya gitti, paketlemeye. Kız içerdeyken bir kağıda "Sizinle bir gece çıkabilir miyiz" diye yazdı, altına telefon numarasını ekledi, notu kasanın yanına koydu gizlice.. Sonra paketini alıp kaçtı gene dükkandan.. İki gün sonra evin telefonu çaldı.. Anne açtı telefonu.. CD Dükkanındaki tezgahtar kızdı arayan.. Delikanlıyı istedi.. Notunu yeni bulmuştu da.. Anne ağlıyordu.. "Duymadınız mı" dedi.. "Dün kaybettik oğlumu.." Cenazeden birkaç gün sonra, anne oğlunun odasına girebildi sonunda.. Ortalığa çeki düzen vermeliydi. Dolabı açtı.. Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü.. Paketleri aldı, oğlunun yatağına oturdu ve bir tanesini açtı.. İçinde bir CD vardı, bir de minik not.. "Merhaba.. Sizi öyle tatlı buldum ki.. Daha yakından tanımak istiyorum.. Bir akşam birlikte çıkalım mı.. Sevgiler.. Jacelyn!." Anne bir paketi daha açtı.. Onda da bir CD ve bir not vardı.. "Siz gerçekten çok tatlı birisiniz, hadi beni bu gece davet edin, artık.. Sevgiler.. Jacelyn!..

 

  "Unutmayın.. Düşündüğünüz şeyi mutlak söyleyin.. Birini seviyorsanız, söyleyin ona.. İçinizdeki söylemekten korkmayın. Birisi hakkında ne hissediyorsanız söyleyin ona.. Ve hemen söyleyin.. Hemen.. Çünkü, doğru zamanı bekler ve "İşte şimdi tam zamanı" derseniz, bir bakarsınız çok geç olmuş.. Gününüze sahip olun ki, pişmanlıklar yaşamayasınız. Hepsinden önemlisi, dostlarınıza, sevdiklerinize, ailenize hep yakın olun.. Çünkü bugünkü insan olmanızı onlar sağladı, sizi onlar şekillendirdiler.. "Seni seviyorum" demekten sakın, ama sakın çekinmeyin, utanmayın, korkmayın!.. Yaşamı yaşanmaya değer yapan şey sevgidir..

   Aşagıdaki verdigim linke tıklayın herkesin yaşamak isteyecegi bir aşk örnegi bulunuyor.

 filme gitmek için buraya tıklaaaa

 Erkeğin yaptıgı iş fotograf çekmek bir gün fotograf (fotografcılık) çekerken bu kız da önünde geçiyo ve flaş da bu kız çıkıyo erkekde kızda ilk görüşde birbirlerine aşık oluyorlar. Film in sonunda ise kızın gözü kör oluyo ve erkekde kendi gözlerini o kıza nakletiriyo. 

NOT:Film biraz geç acılabilir ama bekleyin bence.

  BERBER ADAM DİYALOGU 

  Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete >başladılar. Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu açıldı...

 Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah'ın varlığına inanmıyorum."

 Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"

 Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı, bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terkedilmiş çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimseye acı çektirmez, birbirini üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini sanmıyorum..." Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya>>>>>> >girmek istemediği için cevap vermedi. Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar dağınık göründüğüne göre belli ki tıraş olmayalı >uzun süre geçmişti. Adam berberin dükkanına geri döndü.

 Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"

 Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."

 Adam: " Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı adamlar olmazdı."

 Berber: " Hımmm... Berber diye bir şey var ama o insanlar bana gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"

 Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası da bu! Allah var, ve insanlar ona gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi. İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

 

SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜN TARİHÇESİ

 

   Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma İmparatorluğu zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Çünkü bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu. Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşıyordu. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı. Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkkeler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu. İmparator 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü. Aynı zamanlarda Roma'daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı'nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hristiyan Kilisesi'nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı'nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat'I Sevgililer Günü olarak kutlanmaya devam ediyor ve yeryüzünde kadın ve erkek beraber olduğu sürece de kutlanmaya devam edecek gibi. SAINT VALENTINE VE SEVGİLİLER GÜNÜ Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının ondördünde kutlanan Sevgililer Günü'nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş çeşitli efsane ve hikayeler var. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir. Yıllar geçtikçe yavaş yavaş Şubat 14 sevgililerin, aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı bir gün haline geldi. Bununla pararel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlandı. Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi. Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti. Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler veriyor. Bu hediyelerin başında ise sade ama bir o kadar anlamlı çiçekler geliyor. Sevginizi alacağanız çikolata veya yollayacağınız bir kart ile de anlatmanız mümkün. Kısacası bu özel günde yanınızda gerçekten sevdiğiniz birisinin olması ve sevginizin karşılığının olduğunu bilmek herhalde hepsinden çok ama çok daha önemli.

 

Sevgililer Günü (Bir aşk efsanesi)

 ????????

   Çin’in geleneksel Ay Takvimi gereğince, yılın 7. ayının 7. günü, Çin’de halk arasında Sevgililer Günü olarak kutlanır. Söylentilere göre, her yılın 7. ayının 7. günü gökteki Çoban Yıldızı’nın Dokumacı Kız Yıldızı ile randevu günüdür. Çok eski zamanlarda, gök masmaviydi ve hiç renkli bulut yoktu. Gök Tanrısı, göğün tek renkli çok basit olduğunu düşünerek yedi kızına “gök” için bir elbise dikme talimatı vermiş. Yedi kızın dokuduğu kumaş ya gri ya da beyaz, yani tek renkteymiş. Kızların en küçüğü çok akıllı bir kızmış, bir gün bahçede yedi çeşit renkli çiçek açtığını görmüş ve topladığı renkli çiçeklerle ipliği boyamış ve büyük çaba harcayarak sonunda rengarenk bir kumaş dokumuş. Ablaları çok sevinmiş, küçük kız kardeşi “çok becerikli” diye övmüşler. Kız kardeşler, normalde “göğe” beyaz elbise, yağışlı günlerde gri elbise, sabah ve akşam üstü de renkli elbise giydirmeyi kararlaştırmışlar. Gök Tanrısı buna çok sevinmiş ve en küçük kıza “Dokumacı Kız” ünvanı vermiş.

    Dokumacı Kız her gün kumaş dokumaktan yorulduğu zamanlar sık sık göğe bakar ve orada insan dünyasından yansıyan manzaraları seyredermiş. Bir delikanlı dokumacı kızın dikkatini çekmiş. Kızcağız bu delikanlının tek başına toprak sürdüğünü ve dinlendiği zaman da yalnızca yanındaki yaşlı öküze seslendiğini fark etmiş ve ona çok acımış. Bu delikanlı işte o Çoban’dır.

    Yaşlı öküz bir gün Çoban’a, “Yarın 7. ayın 7. günü, Gök Tanrısı’nın yedi kızı banyo yapmak için dünyaya inecekmiş; fırsat bu fırsattır, Dokumacı Kız’ın elbisesini saklarsan, karın olacak” demiş. Yaşlı öküzün sözlerini dinledikten sonra Çoban bunu denemeye karar vermiş.

     7. ayın 7. günü, Çoban nehir kıyısındaki sazların arasına saklanmış, kısa süre sonra gökte yedi parça bulutun havalandığını, her bulut parçası üzerinde bir peri bulunduğunu ve perilerin nehir kıyısına indikten sonra soyunarak kendilerini tertemiz nehir suyuna attığını görmüş. Çoban hemen saklandığı yerden çıkarak Dokumacı Kız’ın elbisesini alarak koşmaya başlamış. Çoban çok hızlı koştuğu için sazların çıkardığı ses perileri uyandırmış ve hepsi kıyıya çıkmış. Yedi periden altısı elbiselerini giyerek göğe uçmuş. Ancak en küçük peri olan Dokumacı Kız elbisesini bulamamış, şaşkınca kıyıda ayakta durmuş. Çoban kekeliye kekeliye Dokumacı Kız’a, kendisiyle evlenmeyi kabul ederse elbisesini geri vereceğini söylemiş. Dokumacı Kız, Çoban’ın sevdiği delikanlı olduğunu görünce utanarak bunu kabul etmiş.

    O akşam, Çoban ve Dokumacı Kız yaşlı öküzün başkanlığında dünya evine girmişler. İki yıl içinde Dokumacı Kız, biri oğlan diğeri kız olmak üzere iki çocuk doğurmuş. Karı koca, biri toprak sürerek diğeri kumaş dokuyarak, çok mutlu bir hayatları olmuş.

   Yedi yıl hızlı geçmiş… Gökteki bir gün, dünyadaki bir yıl demektir. Gök tanrısı, her yedi günde bir yedi kızını yanına çağırırmış. Dokumacı Kız’ın Gök Sarayı’na dönmediğini ve dünyadaki bir insanla evlendiğini duyunca çok kızmış. 7. ayın 7. günü Gök Tanrısı tarafından gönderilen Gök generalleri Dokumacı Kız’ı yakalayarak, cezalandırmak için Gök Sarayı’na getirmişler. Bunu duyunca çok üzülen Çoban hemen iki sepetle oğlu ve kızını taşıyarak karısının peşine düşmüş. O zaman yaşlı öküz, bir boynuzunu çıkararak uçan bir gemi haline getirmiş. Uçan gemi, Çoban ve çocuklarını taşıyarak göğe doğru uçmuş. Çocuklar yüksek sesle “anne, anne” diye bağırıyorlarmış. Dokumacı Kız, Çoban ve çocuklarının bağırtılarını duyunca var gücüyle Gök generallerinden kurtulmaya, Çoban’a ve çocuklarına kavuşmaya çalışmış. Tam bu sırada Gök Tanrısı ansızın dev elini havada sallayınca, ortaya Çoban ve Dokumacı Kız arasında dalgalanan bir samanyolu çıkıvermiş. Fakat bir anda gökyüzüne çok sayıda saksağan gelmiş ve samanyolu üzerinde saksağanlardan oluşan bir köprü kurmuşlar, Çoban ve Dokumacı Kız’ın köprü üzerinde birbirlerine kavuşmasını sağlamışlar. Çaresiz olan Gök Tanrısı, her yılın 7 Temmuz akşamı Çoban ve Dokumacı Kız’ın saksağan köprüsü üzerinde bir defa buluşmasına izin vermek zorunda kalmış.

    Şimdi her yılın 7. ayının 7. günü, kız çocuklar Dokumacı Kız’dan “becerikli olmalarını” dilerler ve renkli ipliklerle yedi iğne getirirler. İpliği iğnelere başarıyla geçirebilenler becerikli kız olarak ilan edilir. Söylentilere göre, çocuklar 7. ayının 7. günü akşamı üzüm bağları altında Çoban ve Dokumacı Kız’ın fısıltılarını duyabilirlermiş.

!


 

 

  Burada korkularınızı yenmeniz  tavsiye edilir kalp hastalıgı olanlar bu yazıları okumaması ricamdır

(+18)

 

   

      

 

                       ...:::ÇIKMAZ YOL:::...

   Amerika'da bir baba ve oğlu beraber bir karavan yolcuğuna çıkmışlar. Alternatif bir tatil yapmayı planlıyorlarmış. Belli bir yol güzergahı çizmedikleri için macera olsun diye anayoldan sapıp, dar bir yola girmişler. Bayağı bir yol gittikten sonra çöl gibi bir yere varmışlar. Etrafta in cin top oynuyormuş. Bu sırada adam benzinlerinin azaldığının farkına varmış. Hemen haritayı açıp en yakın yerleşim yerini aramışlar. Karavan bir süre daha gittikten sonra, benzin bittiği için yolda kalmış.

   Baba kasabaya gidip benzin alıp geleceğini söylemiş. Ancak çocuk bulundukları yerden hiç hoşlanmamış. Babasına kendisini de götürmesi için yalvarmış. Ancak adam çocuğun onu yavaşlatacağını düşündüğü için, karavanın kapısını kilitleyeceğini ve kısa sürede döneceğini söyleyerek çıkmış. Cep telefonunu da çocuğa bırakmış. Çocuk korku içerisinde beklemeye başlamış. Bir saat geçip babası geri dönmeyince paniğe kapılmış. Bir zaman sonra, karavanın tavanından "pıt pıt pıt" diye sesler gelmeye başlayınca telefona sarılıp, eyalet polisini aramış. On dakika sonra kasaba şerifi karavana ulaşmış. Şerif ve yardımcıları kapıyı kırarak açmışlar. Çocuk dışarıya çıkar çıkmaz babasının kasabaya gittiğini, ama çok geç kaldığını nefes nefese anlatmaya başlamış.

   Ama şerif çocuğa bakacağına karavanın altında durduğu ağaca bakıyormuş. Sonra yardımcısına "Çocuğu buradan uzaklaştırın" deyince, çocuk arkasını dönüp ağaca bakmış ve düşüp bayılmış. Meğer karavanın üzerine pıt pıt diye damlayan, ağacın dalına asılmış olan babasının kafasız cesedinden akan kanın sesiymiş...

 

                    ...:::OYUNU SEVEN KATİL:::...

  

   Büyük bahçeli bi villada yaşayan genç bi çift, çocuklarını bakıcıya bırakıp dostlarının verdiği bi partiye gitmiş. Bakıcı kız çocukları yatırdıktan sonra televizyon seyretmeye başlamış. Bi ara telefon çalmış. Kızcağız telefonu açtığında karşısında hırıltılı bi sesle konuşan biri varmış: Şu an üst katta çocukların başucundayım. Sen de gelsene buraya. Huhahuha!; Kız feci korkmuş haliyle. Ama kendini ;Kesin salak bi telefon şakası bu” diye düşünüp sakinleştirmeye çalışmış ve televizyonun sesini sonuna kadar açmış. Telefon tekrar çalmış. Aynı hırıltılı ses yine o histerik kahkahasını attıktan sonra,;Çocukların yanındayım. Hadi sen de gel yukarı; demiş. Kız daha da korkmuş ve santrali arayarak durumu anlatmış. Santralde iyi bi kadın varmış, ;Adam sizi aradığında bi kaç dakika konuşturun. Numarayı tespit eder, sonra da polise bildiririz diyerek kıza yardımcı olmuş. Bakıcı kız telefonu kapatır kapatmaz hemen çalmış telefon. Aynı ses yine aynı sözleri tekrar etmiş. Kız konuşmayı uzatmaya çalışmış ama sapık anlamış bunu ve hemen telefonu kapatmış. Bi kaç dakika sonra tekrar çalmış telefon, arayan santral memuresiymiş ve panik durumdaymış;Hemmen kaç oradan! Arayan numaranın da adresi aynı. Yukarıda bi telefon hattı daha var demek ki Kız koşa koşa kaçmış evden. Bu arada santraldeki kadın, polisi olaydan haberdar etmiş bile. Polisler bi kaç dakkada adrese gelip eve girmiş. Gerçekten de üst katta elinde kocaman bi kasap satırı olan bi katil yakalamışlar. Üst kat pencerelerinin birinden eve giren sapık katil iki çocuğu öldürdükten sonra o telefonları etmeye başlamış...

 

!

OrTaYa KaRıŞıK

 HAYATIMIZDA HEP NEDENLER OLMUŞTUR 

 * Neden bozulan otobüsün yolcuları bizim otobüsümüze aktarıldığında onlara mültecilermiş gibi bakarız?

 * Neden her gördügümüz haritada hemen Türkiye'yi bulmaya çalışırız? Millet olarak dünyada kaybolma kompleksimiz mi vardır?

 * Neden insanlar birbirlerine sarılınca sağa-sola sallanırlar?

 * Neden ögrenciler ilköğretimin beşinci sınıfına kadar öğretmene "öğretmenim" diye seslenirken altıncı sınıfta bir anda "hocam" diye seslenmeye başlarlar?

 * Neden sınavlarda "4 yanlış bir doğruyu götürür" şeklinde bir uygulama ile ögrenciler cezalandırılırlar da "4 doğru bil, bir doğru da bizden" şeklinde bir kampanya başlatılıp zekaya ve riske girme cesaretine ödül verilmez?

 * Neden insanlar kapalı bir alandan yağmur yağan alana çıkınca kafalarını eğerler? Yağmura duyulan saygıdan mıdır yoksa ondan tırstığımız için midir?

 * Neden dükkanını kapatıp giden esnaf, kapıya "10 dakika sonra dönücem" yazar, ne zaman gittiğini nasıl anlarız?

 * Televizyona çıkan insanlar neden kendilerini Türkiye'deki bütün insanların izlediğini sanırlar? Örn: Şu anda 70 milyon kişi bizi izliyor...

 Düğünlerde neden "Dom Dom Kurşunu" ile göbek atılmaktadır. "Bir avcı vurdu beni, bin avci beni yedi" gibi sözler eşliğinde kendinden geçen başka milletler var mıdır?

 * Neden bazı insanlar şirin bir hayvancağız gördüklerinde "inanmıyorum!" derler, inanılmayacak olan nedir?

 * Cumartesi ve Pazartesi'nin neden kendi isimleri yoktur?

 * Dolmuşlardaki fiyat tarifesinde "en kısa mesafe" neden "indi-bindi" olarak tabir edilir? Önce inilip sonra mı binilir? Bir terslik yok mudur?

 * Bir programı kurarken neden "kabul ediyorum" ya da "kabul etmiyorum" seçenekleri vardır? O kadar parayı bayılıp bir bilgisayar programı satın aldıktan sonra "kabul etmiyorum" seçeneğini işaretleyen bir takım saf kişiler mevcut mudur?

 * Bulmacalarda boru sesinin karşılığı neden hep "ti"dir? Bulmacaları hazırlayan arkadaşlar hiç "ti" diye ses çıkaran boru görmüşler midir?

 * İpana 7 reklamındaki kıza "Ne zamandan beri İpana 7 kullanıyorsun?" diye soran doktor, İpana 7'nin yeni bir ürün olduğunu ve reklamdan sadece birkaç gün önce piyasaya çıktığını bilmemekte midir?

 * Neden futbol takımı olan Ajax "Ayaks" diye okunur da temizlik ürünü Ajax "Ajaks" diye okunur?

 * Neden ilanlarda "doktordan temiz araba" diye yazılır? Hipokrat yemininde "arabamı temiz kullanacağım" şeklinde bir madde mi vardır?

 

 EXTACY VE TAVŞAN 

Bir tavsan ormanda koşarken , esrar saran bir zürafa görür. Ona :

 - Dostum Zürafa , içme bunu, sağlığına zararlı , koşalım form tutalım, der ve başlar bunlar koşmaya... Biraz sonra kokain çekmeye hazırlanan bir fil görürler ve "fil arkadaşım, kokaini bırak, gel bizimle koş beraber form tutalım." diyerek ikna eder.

 Biraz koştuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazırlanan aslanı görürler.

 - Sevgili aslan kardeş, batırma kendine bunu , gel bizimle koş , sana da iyi gelir, der ve aslan yaklaşır tavsana ve yumruğunu indirir tavşanın suratına.. Diğerleri şaşkın :

 - Niye yaptın bunu, o iyiliğimizi istiyordu.

 Aslan cevap verir :

 - Bu salak her extacy aldığında ormanda deli gibi koşturuyor bizi..

 

  AFACAN ÇOCUK 

 Afacan cocugun dogum gunudur ve annesinden bi kirmizi bisiklet ister. annesi ona bisikleti hakketmedigini ve tanriya suclarini itiraf ettigi bir mektup yazmasini soyler. cocuk odasina gider ve baslar yazmaya,

 - tanrim beni hep yalan soyledigim icin affedin. soz veriyorum bi daha olmicak. bugun benim dogumgunum ve sizden kirmizi bi bisikler istiyorum...

 cocuk mektubu yirtar atar cunku gunahlari o kadarcik degildir. ikinci mektubu yazmaya karar verir,

 - tanrim beni hep yalan soyledigim icin ve annemi hic dinlemedigim icin affedin. bi daha olmicak soz veriyorum. bugun benim dogumgunum sizden kirmizi bi bisiklet istiyorum...

 ve bu mektubuda yirtar cunku bunlarda isledigi butun gunahlar degildir. ve baslar ucuncu mektuba. yine olmaz ve afacan cocuk baska bi yol denemek icin annesinden izin alir ve kiliseye gider. bunu goren annesi cok sevinir ve yaramaz oglunun akillandigini sanır. kucuk cocuk kilisede gider meryem annenin heykelinin yanina ve saga sola baktiktan sonra onu cantasina koyar ve eve goturur. Evde odasina cikar ve tanriya son mektubunu yazar,

 - bana kirmizi bisikleti al, annen elimde rehin, onu bir daha goremeyebilirsin..

 DÜNYA'nın EN MUTLU ÇİFTİ 

 SORU:DÜNYA'nın EN MUTLU ÇİFTİ KİMDİR?

 CEVAP:ADEM İLE HAVVA ÇÜNKÜ;

 1- Adem'in de Havva'nin da kaynanasi olmadi.

 2- Adem de Havva da aldatilmaktan korkmadi.

 3- Adem esinin lezbiyen, Havva da esinin homoseksüel olmasindan süphelenmedi.

 4- Adem: "Arkadaslarimla maç yapmaya gidiyorum." diyemedi.

 5- Havva kiz arkadaslarini eve toplayip aksama kadar dedikodu yapamadi.

 6- Adem hiçbir zaman poker partisine gidiyorum deyip, gecenin bir köründe eve sarhos gelemedi.

 7- Adem hiç uzun is görüsmeleri için yurtdisina gidemedi. Gitse bile gittigi yerde otel odasinda kalamadi.

 8- Sevgililer Günü'nü unutmaktan dogan kavgalar çikmadi.

 9- Randevulara gecikince trafigi bahane edemediler.

 10- Yüksek gelen faturalar nedeniyle tartismadilar.

 11- Özel günlerinde birbirlerinin sevmedikleri arkadaslarini davet etme gibi bir ihtimalleri olmadi.

 12- Adem hiçbir zaman Havva'ya "Sen bu dünyada gördügüm en güzel kadinsin derken yalan söylemedi.

 13- Hiçbir zaman röntgenleyen var mi? diye tedirginilige düsmediler.

 14- Onlar enflasyon canavariyla hiç tanismadilar. Birikimlerini batirip, alacak bankacilarla da hiç karsilasmadilar.

 15- Onlar mutluydular. Çünkü, ne sayima gerek vardi, ne de sayilmaya.

 16- Hiçbir zaman birbirlerinin yüzüne telefonu kapatamadilar. Telefonda kavga da etmediler.

 17- Hiçbir zaman siyaset-politika konusunda dil, din, irk tartismasina girmediler...

 18- Havva hiçbir zaman kiyafeti ile Adem'i çileden çikartmadi.

 19- Hiçbir zaman Havva, "Beni en son ne zaman sinemaya götürdün, en son ne zaman disarida yemek yedik demedi.

 20- 'Senden baska gül koklarsam namerdim' lafi da gerçekti ve Havva da bunun dogru olduguna emindi

      ...::::BABA ÇOCUK DİYALOGU:::.. 

 Çocuk: Baba, sevişmek neden eğlencelidir?

 Baba: Sevişmek sana aynı, parmağınla burnunu karıştırmak gibi bir duygu verir,bu yüzden çok zevklidir.

 Çocuk: Peki kadınlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?

 Baba: Burnunu karıştırdığında burnun mu yoksa parmağın mi daha mutlu olur?  

 Çocuk: O zaman kadınlar neden tecavüze uğramaktan bu derece nefret ederler?

 Baba: Tecavüze uğramak, yolda yürürken birinin gelip burnunu karıştırması gibidir. Bu hoşuna gider miydi?

 Çocuk: Hmm.. Kadınlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?

 Baba: Burnun kanarken burnunu karıştırır mısın? Onun gibi bişii.

 Çocuk: Erkekler neden sevişirken prezervatif takmaktan hoşlanmazlar?

 Baba: Elinde eldiven varken burnunu karıştırmaktan zevk alır misin oğlum?

 Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin yaaa!

 ...:::BABAN NASIL ÖLDÜ:::...

 

 Adamın Biri Birgün Evde Çocukları ile Birlikte TV izlerken birden TV karıncalanmış. Adamda hemen çatıya çıkıp anteni oynatmaya başlamış tabi cocuklarıda balkonda adama bakıyor. adamın birden ayağı kaymış ve aşağı düşmüş ölmüş. Tabi mahkeme ye gitmişler çocuklar ölüm sebebini anlatmaya.

 Hakim çocuğa sormuş : Baban Nasıl Öldü?

 ÇOCUK : TV Karıncalanınca babamda anteni düzeltmeye gitti, çatıda ayağı kaydı ve düştü.

 HAKİM : Öldümü?

 ÇOCUK: Yok Aşağıda Çamaşır İpine Çarptı Tekrar Havaya Zıpladı ve Düştü. 

 HAKİM : Öldümü?

 ÇOCUK : Yok Bu Seferde Aşağıda Bakkalın Bırandasına Çarptı Havaya Zıpladı ve Tekrar Düştü.

 HAKİM : Öldümü?

 ÇOCUK : Yok.

 HAKİM : Peki Bu Adam Nasıl Öldü?

 ÇOCUK : Baktıkki Öleceği Yok Çıkarttık Silahı Vurduk.

 

    ....:::YENİ DOGMUŞ BEBEK GÜNLÜGÜ:::... 

 

 

 1.GÜN:Böylesi kötü bir başlangıç beklemiyordum.Oha hortumumu bile kesmişler!Meme diye süt diye birşey varmış.Nerden nasıl bulunur bu ya? Hayattan daha 1. günden soğutacaklar beni.

 2.GÜN:Meme buldum ama bundan süt gelmiyor.Emiyorum allah emiyorum,tık yok,süt başka yerdemi? Neyse biraz daha emdim geldi.fazla abanınca meme sahibi kişilik bağırdı,ne bağırıyorsun açım ben!Çok yanlızım be sözlük.Hayır bişi deili içerdeykende yanlızdaım ama yedğim önümde yemediğim arkamdaydı en azından, bak yine aklıma geldi , hortumu bile kestiler ya. uykum geldi yine zzzzz! 

 3.GÜN:Memeyi sevdim bu dünyadaki tek dostlarım bu iki meme.iyiki varsınız!

 4.GÜN:Bugün bir sürü olaylar oldu,gürültü yaptılar başka yerlere gittik galiba.Memeden ayrılınca bağırıyorum,geri geliyor sonra uyuyorum.Uyanıyorum bir bakıyorum meme yok,neyse tekrar bağırınca geliyor nasılsa.s.çmakta zevkliymiş b,eskiden yapamıyordum.

 5:GÜN:Bugün 15 kez kaka yaptım,rekorumu geliştirmeliyim,dikkat ettimde her yaptığımda temizliyorlar,bunu sevdim.Dikkattimi çeken bir noktada şu ki,amma koca kafalıyım be arkadaş,ağır mı ağır tutamıyorum şerefsizim,pat o yana,pat bu yana,dikkat etseler bari de çatlatmasak daha ilk günden.

 6:GÜN:Avucuma ne verseler hemen tutuyorum,tik gibi birşey,malesef fark ettiler,herkes parmağını veriyor avucama,mecburen tutuyorum,alemin maymunu oldum iyi mi? Bu arada ne çok uyuyorum arkadaş,atamadım şu yorgunluğu , daha çok süt içeyim en iyisi.Hayır içtikçede yoruluyorum o a ayrı,nerde o eski günler,hortumdan geliyordu ne güzel,şimdi em allah em.Bakk yine aklıma geldi şerefsizler kestiler hortumu yaa!.

 7.GÜN:Bugün solaryuma girdim,sarılık mı ne ondanmış.Yine uykum geldi.

 8.GÜN:Biraz daha iyi hissetim kendimi,daha çok süt içiyorum artık.Kaka yapma işinide tam alt açma anına denk getiriyorum ki etraf pislensin,eziyet olsun.Naapayım ama alt açıkken daha rahat roketleyebiliyorum.Kaka yaparken başka bir şey daha yapıyorum galiba,anlamaya çalışacağım bakalım.

 9.GÜN:Çok fena hıçkırık tutuyor,geçsin diye nefesimi tutayım dedim ama onu da beceremedim.Neyseki süt içince geçiyor,bu süt her derde devaymış,bu gün bunu gördüm.

 10.GÜN:Sütten başka birşeyler verdiler,var ya, yeter artık be,tam alışıyordum dayadılar yine başka bişey,hayret bişey ya,vitaminmiymiş neymiş.Bu arada memelerin arasında dün gördüğüm lavuk gündüzleri piyasada yok akşamları geliyor sadece, hadi bakalım hayırlısı.

 11.GÜN:Al işte başladı yine bir arıza,sütten sonra çok feci karnım ağrıyor,böyle gaz gibi bişi,eğilip bükülüyorum,bin bir şekle giriyorum,çıkaracağım diye.sırtımı falan sıvazlayın bari be kardeşim.

 12.GÜN:Bütün gün gazdankıvrandım arkadaş ya,bela oldu başıma,yaygarayı bastım bende.Uyutmadım,diktim bunlarıda hazır asker.Sonra bir saldım ki evlere şenlik,akabinde uyudum hemen gerisini hatırlamıyorum.

 13.GÜN: Annemin suratına s.çtım.tamam utandım biraz da insan bebeği g.tünden öpermi yaa.Ayıp oldu di mi? Naapıyım abi,neyse fazla kızmadı herhalde.

 14.GÜN:Anneme kırmızı renkli bişeyler içiriyorlar,o zaman süt daha bi randımanlı oluyor sanki,böyle tadı da hoşuma gidiyor,şu memelere bir rating aleti taksalarda hangisini sevip hangisini sevmediğimi söyleyebilsem.

 15.GÜN:Topuktan kan alıp duruyorlar,metin olayım çok ağlamayayım diyorum ama canım çok yandı be arkadaş,hayır ondan sonrada süt verince hemen sakinliyorum,kızgınlığım geçiyor,ağız tadyla asabiyet yaptırmıyorlar,şu memelere karşı biraz daha dik başlı durabilsem.

 16.GÜN:Şu memeleri çok sevdiğimi bir kez daha anladım,çok seiyorum onları,onlardan ayrılınca içimi bir huzursuzluk kaplıyor,en iyisi onlardan uzaklaşyığım anda yaygarayı basayım ben.Bugün benden biraz büyük biri geldi yanıma ,sevme amaçlı olsa gerek bir geçirdi başım dönüyo hala.Sonradan öğrendim kuzenmiş,neyse yazdım kenara intikam alınacak.

 17.GÜN:Etrafı daha net seçer oldum,ama el ve ayak kordinasyonu zayıf hala,memeyi kavraya biliyorum ancak,birde bu elller ayaklar banamı ait tam emin deilim.sallıyorum öle,zevkli bişey.Yüze ve gözlere dikkat etmem lazım ama,tırnaklar tehliklei.Diğer yandan annem bugün onları kesmeye çalıştı ama huysuzluk ettim,etmeseydim daha iyi olacakti galiba,bak çizidk tam gözün altını yine.

 18.GÜN:Elime torbalar taktılar kafaya çarpınca acımıyor artık,yara berede yapmıyor.Sanırım onlarda beni seviyor,iyiliğimi düşünüyorlar.Aslında hala çıktığım yeri özlüyorum.Geri girme imkanım olmaz mı acaba?

 19.GÜN:Nihayet o adamın neden sadece akşamları geldiğini anladım.Meğersem bana ve anneme bakmak için gündüzleri çaılışyıormuş.Aferim gözüme girdi şimdi bak...

 20.GÜN:Tabii ya annemin karnındaykende duyuyordum o adamın sesini sık sık. Onada ilgi alaka gösterdim,bağırdığımda o alıyor bazen beni kucağına,meme vardır diye saldırdım ama vermedi.Bir ara meme açıkken kıstırdım ama emme olayından bir randıman alabilmiş deilim,meme yüzeyi bayağı bir farklı...

 

özgenc_mirac

  Bu sayfaları yapmak sanıldıgı kadarda kolay degil o kadar emek harcanılıyor bu emegin karşılında fikirlerinizi almak en çok istedigimiz şeydir belkide onun için her gelen bi oy kullansa memnun olurum ilginize sagolun

Spaces sayfam nasıl olmuş?
Süper olmuş.
İyi olmuş.
İdare eder.
Berbat
Banada yap
Auswertung

Arkadaşlar banada yap şıkkını seçen arkadaşların ben kim oldugunu nerden bilicem bi zahmet ziyaretci defterine yazarsanız iyi olur.

 

Arkadaşlar spaces sayfamda satanizm üzerine bilgilerin olmasını istermiydiniz???
!!!Evet kesinlikle!!!!
!!!Hayır asla!!!
Auswertung

 

    Evet oylarınız sabırsızlıkla bekliyorum...

 

                                                              

 

 

           ..::Özgenç Miraç SeVerSE::..

 

 

 

 Özgenç Miraç severse katiksiz sever

 Özgenc Miraç severse delikanli gibi sever

 Özgenç Miraç severse sinir tanimaz

 Özgenç Miraç severse çapkinlik yapmaz

 Özgenç Miraç severse kirmaz

 Özgenç Miraç severse aglar

 Özgenç Miraç severse seffaf (saf) sever

 Özgenç Miraç severse yalan olmaz

 Özgenç Miraç severse incitmez

 Özgenç Miraç severse para harcar

 Özgenç Miraç severse yaratir

 Özgenç Miraç severse arastirir

 Özgenç Miraç severse seksi düsünmez

 Özgenç Miraç severse cömert olur

 Özgenç Miraç severse nazik olur

 Özgenç Miraç severse adam olur

 Özgenç Miraç severse ölümüne sever

 Özgenç Miraç severse bir kere sever

 Özgenç Miraç severse ayrilmaz

 Özgenç Miraç severse aldatmaz

 Özgenç Miraç severse yalan söylemez

 Özgenç Miraç severse telefon parasindan batar

 Özgenç Miraç severse aç kalir bogazindan bisey geçmez

 Özgenç Miraç severse romantiklesir

 Özgenç Miraç severse en aptal ask sarkilarini bile çok manali bulur

 Özgenç Miraç severse bir sirini açiklar

 Özgenç Miraç severse biranin yerine sevgilisini tercih eder

 Özgenç Miraç severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etmez

 Özgenç Miraç severse Türkiye 1.Ligi onu alakadar etse bile sevgilisinle maça gider :)

 Özgenç Miraç severse iç güdüleri gelisir

 Özgenç Miraç severse hassaslasir

 Özgenç Miraç severse simarir

 Özgenç Miraç severse her zorluga katlanir

 Özgenç Miraç severse evlenmekten korkmaz

 Özgenç Miraç severse ileriyi düsünür

 Özgenç Miraç severse kararli olur

 Özgenç Miraç severse hayvani duygularindan arinir

 Özgenç Miraç severse kizgin kumlardan serin sulara gider

 Özgenç Miraç severse herseyi yapar

 Özgenç Miraç severse aptallasir

 Özgenç Miraç severse afallar

 Özgenç Miraç severse kavga etmez

 Özgenç Miraç severse arada bir düsüp bayilir :)

 Özgenç Miraç severse süpriz yapmak ister

 Özgenç Miraç severse hefeslendirir

 Özgenç Miraç severse kiskirtir

 Özgenç Miraç severse kanatlandirir

 Özgenç Miraç severse isirir

 Özgenç Miraç severse dogal olur

 Özgenç Miraç severse yasamayi sever

 Özgenç Miraç severse sorumluluk hisseder

 Özgenç Miraç severse hiç yapmadigi seyleri yapabilir

 Özgenç Miraç severse hayati dondurur

 Özgenç Miraç severse sikilmaz

 Özgenç Miraç severse sevdigini söler

 Özgenç Miraç severse yerinde duramaz(Hiperaktiflesir)

 Özgenç Miraç severse siir yazar

 Özgenç Miraç severse saklamaz

 Özgenç Miraç severse vazgeçmez

 Özgenç Miraç severse rüyada gidir

 Özgenç Miraç severse ask yarasi çeker

 Özgenç Miraç severse daglardan çiçek toplar

 Özgenç Miraç severse mektup yazar

 Özgenç Miraç severse umudunu hiç bir zaman kaybetmez

 Özgenç Miraç severse olgunlasir

 Özgenç Miraç severse kalpten sever

 Özgenç Miraç severse sinekleri öldürmez

 Özgenç Miraç severse aksamlari uyurken kuzu saymaz

 Özgenç Miraç severse günde 1 saat ona yeter

 Özgenç Miraç severse çekip gitmez

 Özgenç Miraç severse erkek sinekten bile sevgilisini kiskanir

 Özgenç Miraç severse güzel sözler etmeye bayilir

 Özgenç Miraç severse gönülden yanar

 Özgenç Miraç severse asktan yorgan dösek yatar

 Özgenç Miraç severse zamanin nasil geçtigini anlamaz

 Özgenç Miraç severse özel günleri asla unutmaz

 Özgenç Miraç severse sarhos olur

 Özgenç Miraç severse arkadaslarinin basinin etini yer

 Özgenç Miraç severse son kullanma tarihi geçmis seyleri yemez

 Özgenç Miraç severse gözünü dört açar

 Özgenç Miraç severse minibüslere kalemle sevgilisinin adini yazar

 Özgenç Miraç severse hakli olsa bile haksiz oldugunu bazen kabul eder

 Özgenç Miraç severse bagislar

 Özgenç Miraç severse dilencilere para verir

 Özgenç Miraç severse çiçek yaptirir

 Özgenç Miraç severse hediye alir

 Özgenç Miraç severse çok kolay kandirilir

 Özgenç Miraç severse unutmaz

 Özgenç Miraç severse sevgilisinin telefon numarasini kendi numarasindan daha iyi bilir

 Özgenç Miraç severse kendine güvenir

 Özgenç Miraç severse ileriye yönelik yatirimlar yapar

 Özgenç Miraç severse dogru yoldadir

 Özgenç Miraç severse kazanir

 Özgenç Miraç severse söz dinler

 Özgenç Miraç severse eline geçen firsatlari iyi degerlendirir

 Özgenç Miraç severse günesin dogusunu izlemek için erken kalkar

 Özgenç Miraç severse hep dua alir

 Özgenç Miraç severse kul,köle olur

 Özgenç Miraç severse asiklara saygi duyar

 Özgenç Miraç severse dans dersleri alir

 Özgenç Miraç severse eglenmesini bilir

 Özgenç Miraç severse inanmak istemedigi seylere inanmaz

 Özgenç Miraç severse kalp'inden agri çeker

 Özgenç Miraç severse gözleriyle konusabilir

 Özgenç Miraç severse bir çok seyi göze alir

 Özgenç Miraç severse sogan ve sarimsaktan uzak durur

 Özgenç Miraç severse gençlesir

 Özgenç Miraç severse içi hep kipir kipirdir

 Özgenç Miraç severse kuslar gibidir

 Özgenç Miraç severse hosgörülü olur

 Özgenç Miraç severse inkar etmez

 Özgenç Miraç severse asla laf söyletmez

 Özgenç Miraç severse yaninda nazar boncugu tasir

 Özgenç Miraç severse içindeki zamparayi öldürür

 Özgenç Miraç severse sevgilisinin kokusunu 100 km uzaktan alir

 Özgenç Miraç severse alaskadayken bile içi yanar

 Özgenç Miraç severse sevgilisini ailesiyle tanistirir ...

 

 

 

 

UltrAslan

 

            ULTRASLAN   

 GaLaTaSaRaY

 

 

 

Kendilerini Türkiyenin en büyük takımı sanan febe'nin dünya tarihinde yaptıgı ilkler.

 

 

 

1.Şampiyon olmadan kendisini şampiyon zannedip tur atan tek camıa.

2.Yayla cup'a katılan ilk ve tek İstanbul takımı.

3.Pendik'e elenen ilk 1.lig takımı.

4.Kendi futbolcusunu jip içinde döven taraftara sahip ilk dünya takımı.

5.2.ligi kutlayan tek dünya takımı.

6.Ezeli rakipleriyle berabere kaldıktan sonra sabahlara kadar eglenip,şampanyalar patlatan tek takım.

7.Avrupa kupalarında sıfır çeken tek Türk takımı.

8.Kendisine koyan kulup adeti kadar formasına yıldız yaptırıp,şaklabanların kıyafetine taş çıkartacak güzellikteki formaya sahip ilk ve tek dünya takımı.

9.Kendini dünya takımı olarak gören fakat kadıköy'ün dışına çıkamayan,çıktıgı zamanda sayısız taciz ve tecavüzlere ugrayan ilk ve tek takım.

10.Ezeli rakibi tarafından kalesinin ortasına bayrak dikilen ilk ve tek takım.

11.Taraftarına para veren ve taraftarlıgı köpeklige ceviren ilk ve tek takım.

12.20 senede bir Türkiye kupası alan ilk ve tek Türk takımı.

13.Kadrosunda toplam 3 Türk oyuncu bulundurmasına ragmen kendisini Türk takımı ilan eden ve kadrosundan milli takıma 10 futbolcu veren ezeli rakibine sırp takımı ilan eden ilk ve tek kulup.

14.Kurtuluş savaşı sırasında tüm spor kulupleri dagılmış,oyuncuları cepheye gitmesine ragmen fb dagılmamış ve oyuncuları savaşa gitmekten korkmuş;ve bu savaştan kaçan vatan hainleriyle bir maç kazanarak kendisini milli kahraman ilan eden ilk ve tek takım.

15.Ezeli rakibinin UEFA CUP ve SUPER gibi dünyanın en büyük kupaları arasında gösterilen kupaları kazanmasından dolayı yapmış oldugu eglenceleri görmemişlik.abartıve eziklik olarak nitelendiren febe saibelerle Türkiye ligi sampiyonu olduktan sonra 1 sene boyunca bu şampiyonluğu kutlayarak en uzun şampiyonluk kutlayan takım olarak gene bir ilke imza atmıştır.

16.Bir şampiyonlukla kendisini efsane ilan edecek kadar alcak gönüllü olan GALATASARAY'ın yıllardır avrupada kazandıgı başarılardan sonra kendisine avrupa demesine abartı bulan ilk ve tek takımdır.

17.Hayattaki tek hedefi ezeli rakibini yenmek olan ve ezeli rakibiyle yaptıgı maçlara göre antrenor, yönetim ve futbolcu degiştiren ilk ve tek takım.

18.Kaynagı hiç bir zaman tükenmeyen paraya sahip olmalarına ragmen stadlarında sürekli elektrik saglıyamayarak Türkiye'yi avrupaya rezil eden ilk ve tek takım.

19.Avrupada hiç bir varlık gösterememesineve Türkiye'de ezeli rakibinden daha az kupaya sahip olmasına ragmen kendisini Türkiye'nin en büyük takımı ilan eden tek takımdır.

20.Kendisini bir insaat sirketi zannedip yaptıgı binalarla övünen ilk ve tek takımdır.

21.Kendini taraftarını dövenve kendi taraftarına küfür eden oyuncuyu alan ilk ve tek takımdır.

22.Butun tesislerinin bulundugu yerlerde ayrıca birde boklu dere olan ilk ve tek takımdır.

son                               

 

 

 Şanlı GALATASARAY'ımızın tezaruhatları

 

Sampiyonluk Hasteriyle Cok Cile Cektik Geceleri uyumadan sabahlar ettik Ucurumlara Dusmeden Tut elimizi sampiyon oL cimbomum Mesut eT Bizi.

 

 

Efsane yazdin tarihe cimbombom asik oldum renklerine cimbombom olum olsa donemeyiz bu yoldan. canim feda olsun sana cimbombom.

 

 

Yerlerde süründük cok kere coplandik Nezarethanede betonda uyandk Karakolda ismim kaplarda resmim Vazgeçtim hayattan cimbombom icin.

 

 

 Bir gunde kral olmadik bir gunde tahtan inmeyiz imparator fatih terim ölene kadar hep seninleyiz.

 

 

 

 

4 sene ust uste sampiyon olduk avrupann krali olduk gercekleri tarih yazar tarihide galatasaray.

 

 

 

Milyonlarca taraftarin yan yana hep bir agizdan bagiriyor yan yana adinla takmnla taraftainla en buyuk sensin cimbombom asik olduk renklerine gogus gerdik her derdine sen yensende yenilsende bu taraftar hep seninle cimbombomum sen cok yasa canim feda olsun sana hic birseye degisilmes senin sevgin bu dunyada.

 

 

1905 te dogdu bizim askimiz sari kirmizi akar kanimiz cimbombom feda olsun sana canimiz olene kadar hep yandayiz.

 

 

Ne basiktas ne fener nede trabzon bu sene sensin sampiyon haydi bastir haydi bastir haydi bastir galatasaray.

 

 

 

Cimbombomun sen cok yasa canim feda olsun sana hicbirseye degisilmes senin sevgin bu dunyada.

 

 

 

14 senelik bu cile bitsin artk bu sene sen sampiyon olacaksin seni sevmeyen olsun tribunlerle cosacaksin sen kupalar alacaksin sen sampiyon olacaksin seni sevmeyen olsun.

 

    

      

GALATASARAY OPET REKLAMI

 

 GS'li: "Allah,Allah"

 FB'li : "Hakkini ver Futbolcunun hakkini biraz bagir bagir"

Bizden biri : "Al abi,su sisesi."

GS'li : "Sunlarla bir olma bosver"

Bizden biri : "Ezik galiba abi.

" FBli : "Hayal mahsülüsünüz hayal,alirim liderligi diyorum"

 GS'li : "Sizin gibi gençleri Sami Yen'de görmek isteriz biz"

 FB li : "Ya birak kardesim Fair Play mesajlari vermeyi,alirim liderligi diyorum,sampiyonluk diye aglama sonra"

 GS'li : "Takip et o zaman bizi takip et"

 Stad anonsu : "Maç birazdan baslayacak,lütfen sahaya yabanci madde atmayalim"

 GS'li : "Güzelce koyun çocuklar"

 FB'li : "Illa Hakan'i vurgulayacak"

 GS'li : "Bak size de Mondragon,Ilic Verelim sonra aglamayin"

 FB li : "Ya bunlar Kontenjan gerektiren transferler,bunlara yetecek kontenjanimiz yok"

 FB li : "GSliiiiii,hahahahaha"

 GS'li : "Bizi caddede bekleyin"

 Tüplü-Bugdayli-Kepekli-Hakan Sükür'lü GS'li : "Sen simdi futbol göreceksin"

 Hakem : "düüüütttt"

 FB li : "çimler agladi beeeaa"

 GS'li : "pır pır yok pır pır yok,delikanli oyna''

 GS'li : Hooppp 5-1 olduu

 Tribünlerden hep beraber : "Hakemlerin Rüsvetini ver Rüsvetiniiii"

 GS'li : "Bak Sana diyor hihihihi"

 FB'li : " ühühühühühü"

 GS'li : "Alin su f5liyi de diger kurbanlarin yanina koyun"

 GS'li : "Kardess biz sizi samiyende birakalim ordan Sampitonluk hayali ile devam edersiniz Samandiraya

   
                   
                                  KUPALARIMIZ
 
 Galatasarayımızın almış oldugu bazı kupalardır.
 
         

            96-97 lig kupası              97-98 lig kupası          99-00 lig kupası

           

         99-00 Türkiye kup                1967                      Süper kupa

 

                                       

                                           uefa kupası

Türkiye'de hangi takımda bu kadar çok ve büyük kupalar var...

 

 

          

 

İNANMAYANLARA YADA İNANIPDA SAÇMA BAHANELERLE GEÇİŞTİRENLERE

Maç  : FEBE 0-7GALATASARAY

Saha :Şükriye Saraçkızı Stadyumu (KADIKÖY)

Tarih :30.12.1911

 Lodos Firtinasi

 Aman o ne lodos firtinasi... Istanbul'un her yani sismis, denizi kabarmis alga dalga, lodos kiyameti desek yerinde olacak... Günlerden 30 Aralik 1911.

 Yilbasina bir gün kalmis, evlerde kestaneler çiziliyor, hazirlik girla...

 Vapurlarin kalkis saatleri birbirine girmis, kalkip kalkamiyacaklari bile meçhul. Ama kalkan bir vapura zor bela yetisen dört Galatasarayli oyuncu, dalgalarla mücadele eden vapur'un içerisinde, Fenerbahçe ile oynayacaklari maç'a dogru yol aliyorlardi.. Galatasaray olarak Fenerbahçe karsinda oynadiklari ilk üç maç'ta da galip gelmislerdi, 2-0, 3-0, 5-0, eh, heyecanli degillerdi pek, ama lodos onlari perisan ediyordu. Kadiköy'e geldiklerinde diger takim arkadaslari ile bulusacaklardi, ama iskelede sadece iki arkadaslarini gördüler. Önce pek üstünde durmadilar, nede olsa Union Kulüp Stat'inda (Fenerbahçe Stati) diger arkadaslarini bulabileceklerini ümit ediyorlardi. Alti Galatasarayli oyuncu yollandilar Stat'a... Baskan Ali sami Yen onlari orada buldu, baska da kimse yoktu. Ali Sami Yen oynamak istiyordu ama sakatti, maç saati de yaklasiyordu, yedi Galatasarayli oyuncunun gözleri saat'in üzerindeydi, ne gelen vardi, ne giden! Aralarinda konusup, oyunun ertelenmesini istediler; Istanbul sehri bir lodos afetine yakalanmis, vapurlar iptal olmus, oyuncular gelememis, bu maç böyle oynanirmi, iptal en dogal hakkimiz diye düsündüler elbette. Ama rakip takim Fenerbahçe buna razi olurmuydu hiç? Bizim yedi kisi kalmis Galatasaray takimimiza, "Sahaya çikmazsaniz, hükmen yenik sayilirsiniz!" diyip, tutturukluklarina devam edince, Galatasaray ruh'u bunu kaldirirmi, yenileceksek, aslanlar gibi çikariz, saha'da yeniliriz diyip, yedi kisi çikip, oynamayi kabul ettiler. Bir önemli sorunlari daha vardi, kaleci yoktu! Lodos firtinasi yüzünden, kalecimiz de gelemeyenler arasindaydi! Ali Sami Yen kaleci olmayi kabul edince, biri kalede olmak üzere, yedi Galatasarayli Aslan, gururla saha'ya yayiliverdiler. Ali, Bekir Bircan, Horace Armitage, Celal, Idris, Emin Bülent ve kalede Ali Sami Yen. Hey gidi ASLANLAR hey, yelelerini diklettirip, pençelerini çikarip, gerinip, rakiplerine baktilar. Onbir tane Kanarya, lodos'un da etkisi ile biraz ürperdi ama, içlerinden de kis kis güldüler, arenaya sadece yedi aslan çikabilmis, saha vicik vicik, alirlardi elbet bu maçi! Aman Allahim oda neydi? Saha'da kükreyen aslanlar sanki yüzlerce oluvermisti... Ali Sami Yen'in durdugu kale, rakipleri tarafindan ziyaret bile edilemedi, 90 dakika boyunca top bir adet kere eline bile gelmedi... Aslanlar hem atak yaptilar, hemde kalelerine kimseyi aklastirmadilar. Ne lodos, ne vicik vicik bir saha, nede onbir kisilik rakip takim onlarla bas edemedi. Galatasaray, Fenerbahçeyi 30 Aralik 1911 günü, yedi kisi ile, 7 - 0 yendi.

 Aslan Galatasaray'i lodos afeti bile durduramamis, büyük ruh'u ile, yedi kisi ile oynadigi maç'tan alninin akiyla çikmisti. Yani Infaz gerçeklesmisti.

 Evlerinde yilbasi gecesi için kestane çizen aileler ise, haberi alinca çok sasirip, Fenerbahçe kestaneden beter çizilmis diyip, gülüsmüslerdi diye büyüklerimden hep duyarim!!!! O gece lodos tüm gücü ile devam etmis, bizim Aslanlar ise vapurlar iptal oldugundan, geceyi rakiplerimizin evlerinde geçirmek zorunda kalmislardi.

 Bence, bizimkiler bir güzel uyumustur da, karsi tarafi tam bilemiyorum! Nede olsa tatli tatli uyurlarken bir iki kükreme sesi çinlatmislardir o evlerde Aslanlarimiz, rakiplerimizin tetikteki uykularini bölen!

 Iste Galatasaray ruh'u, inanci ve gerçeklerinden bir tanesi daha.

 Bir rivayete göre, ne zaman lodos firtinasi çiksa, rüzgar'in içerisinden bir kükreme sesi yayilirmis Kadiköy semalarina, içleri ürperten, dolana dolana Fenerbahçe Stat'ina yayilan... Ali Sami Yen'in, Ali'nin, Bekir Bircan'in, Horace Armitage'in, Celal'in, Idris'in, Emin Bülent'in sesleri, hani artik bizlere bulutlarin arkasindaki o güzel yerden bakanlarin kükremeleri bunlar. Selam sizlere kahramanlar, selam..

 

O günden bugüne kadar AsLaN'ların aklındaki tek soru:

''ya 11 kişi olsaydık''

MıSıR PiRaMiTLeRi

 

 

 Binlerce yil önce yapilan piramitlerde bugün bile hala binlerce sir yatmaktadir.O tarihlerde piramitleri yapan insanlar herhalde metre kavramini bilmiyorlardi.Ve bütün bunlari göz karariyla yapmalarida imkansiz.Bugün bile çok düzenli bir sekilde yapilan gökdelenlerde çok hafif bir sapma sözkonusu olabiliyor.Peki o zamanlar bunlari yapan insanlar ölçüm için ne kullandilar.Saniye mi?Arsin birimi mi?Misir endazesi mi?Bilemiyoruz.Şimdi bu piramitlerde, özellikle Gize bölgesindeki büyük piramitin çesitli oranlarda ölçümlerine bir bakalim.Bunlarin hepsi bir rastlanti mi?Olabilir.Ama bu kadar çok rastlantida insani düsündürüyor..

 

 

          Piramitlerin Gizemi

* Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

 * Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

 * Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

 * Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

 * Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit'in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

 * Piramit'in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

 * Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler.

 * Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

 * Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.

 * Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

 * Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

 * Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur.(bu özellik bizim evde de var)

 * Büyük Piramitin açilari,Nil'in delta yöresini iki esit parçaya bölerler.

 * Gize'deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir.Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5'dir.

 * Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde pi=3,14 sayisi elde edilir.

 * Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine esittir.

 * Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.

 * Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek insa edilmistir.

 * Piramit dev bir günes saatidir.Ekim ortasiyla Mart basi arasinda düsürdügü gölgeler mevsimleri ve yilin uzunlugunu gösterirler.Piramiti çeviren tas levhalarin uzunlugu bir günün gölge uzunluguna esittir.Bu gölgelerin tas levhalar üstinde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yilin uzunlugu yanlissiz olarak saptanabiliyordu.

 * Büyük Piramit'le dünyanin merkezi arasindaki uzaklik,Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga esittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasindaki uzakliga esittir.

 * Piramitin yüksekligiyle,çevresi arasindaki oran,bir dairenin yari çapiyla çevresi arasindaki oranin dengidir.Dört kenarlar dünyanin en büyük ve çarpici üçgenleridir.

 * Gizde'den geçen boylam,dünyanin denizleriyle anakaralarini iki esit parçaya böler.Bu boylam ayrica,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluguna ölçümünde dogal sifir noktasini olusturur.

 * Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu,çevresi ekvatorun uzunlugunu temsil eder.Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.

 

 

Gize piramitleri tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte. Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır.

 

 

Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitlerdir. Bunlarla birlikte ve Mısır'da yüzlerce irili ufaklı piramit mevcuttur. Gize piramitlerini diğerlerinden

ayıran farkların başında içlerinde yazı bulunmaması ve nasıl yapıldıklarının hala çözüme ulaşmamış

olmasıdır. Keops'un oğlu Kefren için yapılmış piramit 136

 kefren piramidi    metre yüksekliğe sahip.

 Kefren piramidinin dış yüzeyinde yer alan kaplamalar bugün

  sadece tepesinde görülebilmekte .

 

 

Gize piramitlerinden İçi ziyaret edilebilen tek piramit olan Kefren piramidinin mezar odası. Piramitler ile ilgili çeşitli matematiksel bulgular arasında ilginç olanları şunlar: Keops piramidinin yüksekliginin 1 milyarla çarpımı yaklasık olarak güneşle dünyamız arasındaki mesafeyi veriyor. (149.504.000km)

 

 Piramitlerin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam iki eşit parçaya bölüyor. Keops Piramidinin Taban cevresinin, yüksekliğinin 2 katına bölünmesinin pi=3.14 sayısını veriyor.

 

 

 

 

 

62 metre yüksekliği ile Gize Piramitleri içerisinde en küçüğü olan Mikerinos Piramidi Kefrenin oğlu için yaptırılmış

 

 

Piramitler hala yapımları esnasında ki gizi korumaktalar. İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek keops piramidinde yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor.

                                       Mikerinos'un ve üç aile üyesine ait piramitler 

Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır.

 

 

70 metre uzunluğunda ve 30 metre yüksekliğinde olan Sfenks 14.yy da Memluk'lar tarafindan top bataryalarına talim hedefi olarak kullanılmış ve ciddi biçimde zarar görmüş. M.Ö. 2520 yılında Keops'un oglu Kefren'in mezar kompleksi için yontulmuş. Sfenks Mısır dilinde 'SEZP-ANHE' Yaşayan görüntü) anlamında. Tarih boyunca Sfenks Nil nehrine bakiyor ve nehir yoluyla gelenleri karşılıyordu.                                             Sfenks

 

 

LoGoLaRıM

sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!
 

İşde benim logom eklemek isteyen varsa kodunu veriyorum..

 

<DIV align=center><A href="http://spaces.msn.com/o1n1eresimler1985/" target=_blank><IMG alt="sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!" src="http://i42.photobucket.com/albums/e324/o_1_n_1_e/39486622qg.gif" border=0></A></DIV>

 
 
sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!
sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!sayfama girmek ne kadar kolay istersen dene bir tıkla!!!!

Dostluk ve arkadaşlıklar için işde msn adresim buyrun.

 

Şimdi bana soracaksınız bu resmin burda ne işi war diye?

 

Ama resimdeki karşı kapıya dogru biraz baktıgınızda benim neden buraya koydugumu anlıcaksınız....

 

 

  Bu resim Endenozyada 1993 senesinde polislerin cinayet yerini araştırmak için gittiklerinde çektikleri resim. O salonda bir cinayet işlenmiş.Polisler mahkemede olay yerini göstermek için çektikleri resmi  çıkarırlar gösterdiklerinde bu kızın oldugunu görürler. İşin ilginç tarafı polisler resmi çekerken bu kız o resmin çekildigi alanda olmayışıydı..

                                    

 Kurtlar Vadisi Irakı izlemeyen arkadaşlar kaldıysa tavsiye ederim güzel bir film ama etkisinde kalmayın sinemadan çıkınca hemen kavgaya tutuşmayın sakın..

BoYKoT ZaMaNı

 

 

BOYKOT ZAMANI!
 
 
 
 
 
image0.gif
 
 
UYAN
 

canım kardeşim, bak senin ellerinde hayatımız
uçan kuştaki güzelliği kaybettik, hastayız

çok sıkıldım ağlamaktan, durmaktan
bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah

uyan artık uyan
uyan dostum uyan
uyan artık uyan karanlık uykundan

sadece renkler vardı, sonra kayboldu onlar da
biz nefes alamadan
ah, bu hayat, anlamsız bir şaka
herkes bunun farkında

çok sıkıldım ağlamaktan, durmaktan
bu ahlaksız oyunlara devam etmek günah

uyan artık uyan
uyan dostum uyan
uyan artık uyan karanlık uykundan

sen yine de o yolun sonundaydın
sen yine de hiçbir şey yapamazdın
sen, uyuşuk, tembel, yalnızdın
sen.
 
(MOR VE ÖTESİ)
 

 

 
 
 
IRAK... 
 
 
 
 

EXİT

Sayfayı bu kadar Counters kişi ziyaret etmiş hepsine TEŞEKKÜRLER... 
Bu sayfada   dakika   saniye misafirim oldunuz .....
 

MiRAc oZGeNc

직업

최근 Xbox Live 게임

이 메뉴를 불러오는 도중 오류가 발생했습니다.

추가한 리스트 항목이 없습니다.